24 Aralık 2013 Salı

Anne dedi...

Beklenen an geldi çattı hatta geçti. Rüzgar sonunda "ANNE" dedi. Yaklaşık 5-6 aydır baba diyen Rüzgar 15.ayına 6 gün kala "anne" dedi. Yazın bu tarihi bir yana 19 Aralık 2013 ..
Yavrum sormazlar mı yemeyen yediren içmeyen içiren uyumayan uyutan annenin nedir çektiği de sen anne yerine yıllardır baba diyorsun .. Hatta "baba" diyorsun bu yetmiyor "babam" diyorsun.
video

Aaa duyuyorum yoksa kıskanıyor musun babayı seslerini. Evet Rüzgar'ım evet Deniz'im evet!!! Kıskanıyorum. Sizi babanızdan bile kıskanıyorum.

Önce anne diyeceksiniz, işten gelince önce benim boynuma atılacaksınız. Beni öpücüklere boğacaksınız. Anlaştık mı?

O zaman bu şarkı Rüzgardan hepimize gelsin...
video


25 Eylül 2013 Çarşamba

Rüzgar 1 Yaşında

Dile kolay RÜZGAR 1 YAŞINDA....

Hayatımın anlamını kavradığım gözlerinin içine baktığımda eridiğim aşka geldiğim bir adamla tanıştım bu yıl!

Aşk kelimesi yine anlamlandı benim için...
Uykusuz gecelerde gözlerine bakıp ağladığım, koynumda yatırdığım, koklamaya, öpmeye doyamadığım bir adam girdi hayatıma...

Yüreğimin kocaman olduğu bir yıl oldu. Senle oldu annem senin ve Deniz'in sayesinde...

Gülmek bir insana bu kadar yakışır. Bu yıl GÜLMEK anlamlandı benim için.

Bebek kokusu doldu içime Rüzgar bu yıl dünyanın en güzel kokusunu doldurdum içime senin kokunu annem...

Hoşgeldin aramıza RÜZGAR... Senin adını söylemek bile gözlerimin dolmasına yetiyor be annem...

Nice nice mutlu yılların olsun. Mutlu, sağlıklı, sevgi dolu, başarılı, hayatında hep birileri olsun seni seven senin sevdiğin dostlarınla dolu bir ömrün olsun annem... Senin de bebeklerin olsun sende yaşa bu aşkı annem...


Beklemedeyiz

 
veeee işte artık bizlesin...(ilk kucak)
 
 
Biz bir aileyiz...




 Kim demiş yeni doğanlar kafayı kaldıramaz diye???

 Artık evimizdeyiz...
 Hoşgeldin bebeğim... Beraber nice nice mutlu senelere..



27 Ağustos 2013 Salı

Tatil (?)

Tatil kelimesini söyleyince bile insan gevşiyor değil mi? Yok işte bizde öyle olmuyor. Evlatlarım siz yabancı memleket göresiniz, deniz, güneş göresiniz diye çıktık yollara! Şimdi kolunuzda manita hava atıyorsunuz oohhh.. Bak annem bize site açmış blog yapmış ne güzel ne eğlenceli günler geçirmiş tatillere gitmişiz gezmişiz diye...
Bir de bana sor gelin kız gel de bana sor!!!

İki bebeli tatile tatil demem ben ... Neredesin Mine derim sadece...

Bak gelin kız kaynana olarak görme beni.. Bende isterim torunlarım olsun soyum sopum yürüsün ama bak oku bir daha düşün evlilikti bebeydi!!!

Tatil planı:
yer: her yer olur program değişmez
sabah kalkış: rüzgarın saç çekmesi ile gün başlar
Kahvaltı: Anne-Rüzgar Baba-Deniz
Kahvaltımsı bir şey: Anne baba sırası Rüzgar ağlamaktan kızarıncaya kadar geçen sürede yenildiği kadar
Sabah Uykusu: Meme ile Rüzgarı uyutup başında sıra ile nöbet tutulur, yok pusetteyse zaten uyumaz sırayla kucaklanır
Meyve: Anne: Rüzgar'a meyve püresi verirken Baba : Deniz'e meyve verir
Soluklanma: Top peşinde koşma, emekleme, yürütme çalışmaları, Rüzgar'ın yemeğinin yapılması
Öyle yemeği: Anne Rüzgar, Baba Deniz. Sonrasında işte burada Rüzgar'ı uyutabilirsek esnek 1-2 saat mola oluyor ki yine ikimizden biri Rüzgar'ın başında nöbet tutuyor. Deniz uyku konusunda yaşınında vermiş olduğu olgunlukla her yerde ve şartta uyur.
İkindi: Deniz'e gidiş. Ailecek dalgalar, kumsal
Eve dönüş: Acele ile Rüzgar ve Deniz yıkanır Rüzgar'ın akşam yemeği yedirilir ve yatırılır. Bu arada baba da Deniz'e yemek yedirir.
Şimdi saat oldu 9.30 bu saatten sonra Rüzgar 1 saat aralıksız uyursa 1 bardak çay 1 tur okey atarım sonra da yatarım. Nitekim gece 8-10 uyanış beni bekler. Sabahta 6.30-7.00 arası kalkış borum öter...

İşte tatilim böyleydi. Normal iş günü ise Sabah kalkış, süt sağış, Mine'nin gelmesi ve Rüzgar'ın Mineye verilmesi, Deniz'in kahvaltısı ve okula bırakılması sonrasında iş, akşam dönüş, Rüzgar -Deniz sevgi seli, çocukların uykusu, bir saat kadar serbest zaman uyku..
Nasıl daha rahat değil mi? :)

İşte gelinim sana söylüyorum bebeli hayat zor. Hatta iki bebe çok zor! Gerçi genetik olarak babaya çektilerse benimkiler ilgili ve sevecen olur ama yine de bir daha düşün derim...



meyve molası
 oyun anı
 Rüzgar uyurken nöbette kendimi çekerken :)
 meyve molası
 Yalova Feribotu
yaa yazın donmak adlı çalışmamız :) Teleferik ile gezi
Yedirdik dediysek sadece eli yorgunken diğer zamanlarda kendi yedi


17 Mayıs 2013 Cuma

Bir çocuk hiç çocuk İki çocuk çok çocuk!

Bir bilen der ki:
Her insan nasıl farklıysa her çocukta farklıdır.

Mesela Deniz:
Dışarıdan insanlar Deniz'in çok söz dinleyen bir çocuk olduğunu "kolay bir çocuk" olduğunu söyleselerde işin özü her çocuğun kendine göre zorlukları ve rahatlıkları vardır.
Söz dinler, mantıklı bulduğu şeyleri yapar, uyum sağlar, yaygaracı değildir, otokontrollüdür. Bunun yanında, yemek yedirmesi de yemesi de saatler alır, insana psikolojik savaşların en büyüğünü verdirir. Komutla yemek yer benim oğlum.
Örnek: Deniz kaşığı al çorbanı iç, şimdi ekmek ıssır, sıra yogurdunda diye her lokma sayılır. Hadi annecim çiğne diğer tarafına geçir. Şimdi yut! bu yemek başından sonuna kadar tahmini 30dak.-60dak. arası sürer gider. Kötü zamansa bir de kusar..
4 yılda ne kadar kustu sayısı belirsizdir bir yemekte 3 kez kustuğunu bilirim. Ben yediririm o kusar ben yine yediririm o kusar. Boğazına ot takılır kusar, etin tadını beğenmez kusar, öksürür kusar. Sanmayın ben çok yediriryorum baskıcıyım. Yok babasında, bende, anneannesinde, babaannesinde, Minesinde hepimizde bu böyledir.
Gece uyanması derttir denizin, susar su içmez nedensiz ağlar durur, aslında susamıştır ama kabul etmez. Temizlik fobisi vardır benim oğlumun banyo yapmaya bayılır ama el yüz yıkamak, diş fırçalamak, kıyafetlerini değiştirmek ona zor gelir. .
Gel gelelim sevgi böceğidir benim oğlum, sarılır öper, Türkçeye iltifat konusunda çok hakimdir, yerinde ve içten gelerek öyle şeyler söyler ki dünyam değişir bir anda...
Kardeşine bayılır, sever, okşar, bakar, oynar.

Deniz 4 yaşında tecrübelerden yararlanıp Rüzgar'ı daha rahat yetişiyor sanıyorsunuz değil mi? Buna cevabım hem evet hem hayır. Evet çünkü bir şekilde büyüyorlar ve önünde abi örneği var. Büyüdü mü büyüdü. :) Ne kadar çevresel etmenler ile ona müdahale ediyorsanız görüyorsunuz ki genlerin önemi büyük. EE o zaman bu da büyür diyorsunuz bu insana bir rahatlık veriyor.
Gel gelelim. Deniz 3 aylıktı kendi başına uyuyabiliyordu. Rüzgar ilk 3 ay kolik yüzünden bırakın uyumayı bize çığlıklarla kök söktürdü. Akşam 17.30-18.00 arasi başlıyor 21.00-21.30 bazı geceler 23.00 civarına kadar popişine iğne batmışcasına ağlıyordu. Bu arada biz Remzi ile paslaşarak koridorda depar atıyorduk.
Hala gece en az 10 kez kalkıyor, kendi başına yatamıyor, toplamda benden az uyuyor.
Deniz zor yerdi, hem de çok zor. Rüzgar zor yiyor, benden çok zor yiyor, babadan yemiyor.
Deniz beni çok ve zevkle emerdi. Rüzgar zorla, hırsla ve küçücük iki dişi ile kıtır kıtır ıssırıp, kanırtarak hatta kanatarak emiyor.
Deniz günde bir kere rahat rahat kaka yapar hatta 2-3... Rüzgar kaka yapsın diye .... (sansür girdim mecburen siz düşünün) 2-3 günde bir kuş kakası gibi yapıyor durum fena!

Sonuç mu? Bekarlık sultanlık hanımlar :) Hadi evlendiniz çok mu canınıza susadınız çocuk yapıyorsunuz! Hadi annelik duygusi-evlat sevgisi eşsiz dediniz yaptınız! Manyak mısınız niye ikinciyi yapıyorsunuz? Demagoji yapmayayın bana sevgisi eşsiz ya da ilerde bu yazdıklarını okuyacaklar nıch nıch nıch nidalarını! Bak bu demogoji yüzünden 8 aylık hamileyken 5km yürümüş adamım zorlamayın beni! (lafım Remziye o anladı)
Sevgisi eşsiz, öpmesi koklaması nefis ama 24 saat öpüp sevemiyorsunuz, yemek yedirmekten, alt değiştirmekten en çokta uyusun diye kucakta gezdirmekten yorgun düşüp bir köşede sızıyorsunuz haberiniz olsun. Fazla kilolarınız, duygusal gelgitleriniz de bonusu!!!

Bak bir de bizde yardımcı Mine ablamız var ona rağmen bu afra tafra bendeki! Ya olmayan anneler onlar Melek gerçekten Melek!

Sonuç olarak;
Yavrularım sizi ben böyle zor büyüttüm. Benim kıymetimi bilin bir daha "anneler gününde" hediye almadan karşıma çıkmayın!!

9 Nisan 2013 Salı

4 yaş ve 3 ayrı yaşgünü

Deniz 4 yaşını girdi girmesne de koskoca 4 yaş nasıl kutlanır? Biz 3 gün 3 yaşgünü yaptık :)
Önce 4 Nisan günü okulumuzda arkadaşlarımız ile kutlandı.

 
 
Akşamında evde anne-baba-Rüzgar-Teyze-anneanne kutladık. Pasta keserken fotoğraf çekmeyi unutmuşuz :(  Fakat bol bol oynadık ve kameraya aldık :)
.
 
Cumartesi ise İstanbul'daki aile ve akın arkadaş grubu ile 30 kişilik bir yaşgünü olayına girdik...
 Fotoğraflarda Deniz-Rüzgar ve Benim pantolonlarıma , Deniz ile Rüzgar'ın gömleklerine dikkat :))




 
Heheyt bisikletimi gördünüz mü???




Kerem ve Deniz'in pozuna dikkat! Kankalar
 
Bu kadar kutlamaya anladı oğlum 4 yaşın nasıl birşey diye umuyorum. Zira benim yeni yaşından beklentilerim çok :) yemeğini kendi yemesi ve öz bakımına daha da önem göstermesi...

Benim açımdan bakarsak Rüzgar'ın da biraz etkisiyle Deniz'e büyük adam muamelesi yapıyorum. YAP-MA-MA-LIYIM!!! Daha sabırlı olmalıyım. Deniz'e daha çok zaman ayırmalı daha çok fotoğrafını çekmeliyim.
Neticede ileride en çok özleyeceğim günler bunlar olacak diye düşünüyorum.

İYİKİ DOĞDUN DENİZ VE İYİKİ BENİ SEÇTİN! SENDEN DAHA MÜKEMMEL BİR ÇOCUK OLAMAZ!
SENİ ÇOK AMA ÇOOK SEVİYORUM. KAİNAT KADAR :)

3 Nisan 2013 Çarşamba

Rüzgar 6 aylık oldu Deniz 4 yaşında

Mutlu ve yoğun bir haftamız daha başladı. Aman hastalık olmasın bunlar güzel yorgunluklar...

Bu hafta Rüzgar 6. ayını doldurdu ve dün itibarı ile ek gıdaya (elma püresi 2 kaşık) başladı. Bugün 2 kaşık kahvaltı ve iki gün sonra öğlen çorbası ile devam edecek ek gıda serüvenimiz...

Bundan sonraki yazımda yemek rutinimiz ve doktorumuz Prof. Dr. Yıldız Perk'in kendi değimi ile  "yeni gelin reçetesi" olsun. Deniz'de yazmamışım Rüzgar olmasa unutup gidecektik.

Bunun yanında Deniz perşembe günü 4 yaşına girecek. Bizde hazırlıklar başladı :) Geçen hafta çocukların yaşgünü kıyafetini aldım. Malum artık kreşe gidiyoruz ve yaşgünümüz orada kutlanacak.
Yaş pasta siparişi verildi. Haftasonu 4 yaş hediyesi olan bisiklet+kask alındı. Pazar anneanne alışverişini tamamladı. Rüzgar'ın 1. yaşgünü evde olacağı için Deniz neden benim yaşgünümü evde yapmadınız demesin diye haftasonuna da evde aile arası bişeyler yapalım diyoruz. Çok ince hesap di mi? Ben hayat boyu bu ince düşünce nedeni ile kaybettim, üzüldüm... Detaylar uzar gider böyle.. Her yere bişey yazmışım fotoğraf makinesini sarj et, kameraya cd al, vs...

Herşey bir yana işin psikolojik boyutu çok zor. Ya da ben zorlanıyorum. 6 aylık bir bebeğe baktıktan sonra akşam kreşten gelen ve büyük adam gibi konuşan 4 yaşındaki bebğim büyük çocuk gibi geliyor. Oysa o da bebek, bu hafta saç traşı olmuş görseniz o da daha küçücük bir ana kuzusu ama insan her zaman bu farkındalıkta olmuyor ne yazık ki!
Bazen kızıyorum Deniz'e sonra içim içimi yiyor mutsuz oluyorum.

Benim için de hayat zor bugünlerde neyseki annem yanımda. Desteği eşsiz ve sonsuz! Laf aramızda iyiki iki oğlum var diyorum kayınvalide olmak ne kolay :)

Rüzgar hala benden az uyuyor toplamda. Sabah ben uyurken annem bakıyor sağolsun! Bir de bebek uyuyarak büyür derler :)

Bana gelirsek iş-ev arasındayım. Aslında bunaldım bakalım süper planlarım var kendimle ilgili ama yapabilecek miyim bilmem! Biraz da kendimle kalayım herşeyi adam akıllı değerlendireyim diyorum ama zor görünüyor şimdilik. Bekliyorum... Sıranın bana gelmesini bekliyorum.




23 Mart 2013 Cumartesi

Alt değiştirme rutinimiz

Huggies mi Prima mı için gelen yorumlardan sonra bizim alt değiştirme rutinimizi paylaşayım dedim.
Günde 5-6 kez bez değiştiriyoruz eğer bir sorun yoksa tuvalet düzenimizde.
Altını her açtığımızda Deniz'de de kullandığım ve tek geçtiğim Unibaby yenidoğan ıslak mendil ile altını iyice temizleyip Tariş Organik Zeytinyağı ile yağlıyor ve bezimizi kapatıyoruz.

Bir bilgilendirme yapayım; Öncelerde benim aldığım bir gıdayla ilgili pişik sorunu yaşadığımızı keşfettiğimden beri pişik sorunumuzun önüne geçtik.

Yine de bazen uzun saatler aynı bezi kullanmaktan ötürü hafif pembelikler için mucize bir çözüm olan Sudo kremi sürüyoruz. (Arada gece yatmadan ben de yüzüme sürüyorum ve sabah bebek gibi oluyor. Bebekten sonra kendime kullanacağım galiba Sudo kremi)

Sonuçta temiz, yumuşak ve pişiksiz bir bebek popomuz oluyor.

Keşke organik yıkanabişir bebek bezi kullanıp, pamuk ve suyla temizleyebilecek zamanım, becerim ve sabrım olsa ama yok kolaya kaçıyorum pek istemesem de...

Not: Bu arada 5 paket Prima Premium'dan sonra Huggies'in hem kağıt üst yüzü, hem organik pamuklu içi hemde kokusuz olması nedeni ile daha doğal olduğuna kanaat getirip geri döndüm.





22 Mart 2013 Cuma

Deniz ve Rüzgar'a Annelerinin Emzirme Günlüğünden Sevgilerle

Sevmek ama limitsiz sevmek işte bu anneliktir. Delilik ile anneliğin artık birbirine yakın şeyler olduğunu düşünüyorum o nedenle lousalıklarımda büyük gel gitler yaşadım. Tabii bu dönemde çevremde olanların da bu büyük duygusal değişimlere katkısı büyük oldu!

Ben iki çocuklu bir anneyim ama ikisinin de emme düzeni emme aralığı, zevki farklı ki aynı genden gelen aynı çevreye daha da önemlisi aynı memeye sahip iki bebekten bahsediyorum. Anlayamıyorum binlerce değişken faktör varken insanlar nasıl bebeğe bakıp şıp diye anlıyorlar! bir bana mı gelmedi vahi??

İki bebemde de süt sorunu yaşadım ve yaşıyorum! Anlamadığım hala okadar çok şey var ki sütle ilgili!

Deniz de sütümü sağmayı bırakın kıyafetlerime kadar akardı sütüm. Deniz, 4 saatte bir copur copur emerdi ama ortalamanın altında bir kilosu vardı ki hala öyle! Doktorumuz kilo alımı normal dese de çevre baskısının büyük sonucuyla eve bebek tartısı alıp Deniz'in gelişimini hep takip ettim. Tüm emzire hayatım boyunca da sütümün yetersiz olduğunu benim bebeğime annesinin sütünün yaramadığını düşündüm (düşündürüldüm). Bu aşamada bana Remzi, annem ve Doktumuz Yıldız Hanım çok destek verdi. Deniz sonuçta tam 2 yıl 4 ay emdi. Hiç mama ve devam sütü almadı ve hiç hastalanmadı!

Deniz'in az emdiği de oldu, sütümün azaldığını hissettiğim dönemde ama hepsinin beraberce üstesinden geldik. Önce emzirdiğim arkasından sağdığım arkasından emzirdiğim de çok olmuştur. Gecede 20 kez emzirdiğim de. Önce emzirip sonra kaşıkla sağdığım sütü vermişliğimde. Emmediğimde suyun altına sokup emzirdiğimde çok olmuştur. Büyük bir psikolojik savaş verdim ve Deniz de bana göre kazandım. Bana göre diyorum çünkü bazıları için ben iyi bakamadığım için zayıf!

Rüzgar çok daha farklı. Bir kere Deniz yarım saat emerdi. Rüzgar 5 dakika emiyor. Deniz de hep oturarak emzirdim. Rüzgar de yatakta yatarak emziriyorum. Rüzgar hayatta duşta meme almıyor Deniz bayılırdı. Rüzgar acı yediğimde, kokulu yemekler yediğimde (pastırma gibi) emmek istemiyor Deniz için her yol süte çıkardı. Göğüslerimden sütte fışkırmıyor eskisi gibi! Ama anne aynı anne olduğu için emzirme çabaları, emzirme-sağılanı kaşıkla verme-emzirme ritüelleri, günlük kaç ml içtiğinin tahmini hesapları, her gün tartmalar, emzirmeden önce ve emzirmeden sonra tartıp ne kadar emdiğinin tahmin çabaları aynı!

Benim için emmesi beslenmesi bu kadar önemliyken başkalarının konu ile ilgili yorumlarına delirmemek elde değil!

Şunu bilinki sevgili oğullarım; emzirmek sadece emzirmek diğer tüm alternatiflerden daha zor! çünkü bu işin hem psikolojik tarafı hem de fizyolojik tarafı var! Ben tüm bunlara göğüs gererek sizi ilk 6 ay sadece anne sütümle daha sonra da siz memelerden bıkana kadar sütümle besleyeceğim! Bunun için her yerde bana bitişik yaşasanız da, işte ve olur olmadık yerlerde süt sağsam da, kendime ait zamanım olmasa da, gögüslerim inanılmaz deforme olsada, sırf siz emiyorsunuz diye rejim yapamayıp kilolarımı kalçalarımda biriktirsem de, sütüm yetmiyor telaşıyla kendimi yiyip bitirsem de, kocamla başbaşa yemek yemenin, çok sevdiğim rakı sofralarının tadını unutsam da, deliksiz uyku en büyük hayalim olsa da bu böyle! Önce emmek ve emzirmek, geri kalan zamanda sağmak ve sağmak!

Ben anne sütünün dünyanın en doğal ve yararlı besini olduğuna ve emme-emzirme eyleminin bebek ve anne için eşsiz olduğuna inananlardanım!

O nedenle haydi Rüzgar al memeni, üzme zorlama beni!


26 Ocak 2013 Cumartesi

Huggies & Pampers Prima

Son bir haftadır aklımı kurcalayın karar veremediğim bir konu bu! Evet aklımı bez kurcalıyor. Ben bir anneyim neticede :)

Deniz de daha rahat karar vermiştim. Doğumdan önce Prima almıştık fakat bir iki paketten sonra kokusu rahatsız etmişti. Bir arkadasta bebeği büyüdüğü için elinde kalan Huggies'leri bize vermişti. Kokusuz olduğu için daha çok içime sinmişti. Değiştirdim gitti demiştim. :)

Rüzgar da durum daha değişik çünkü pişik sorunumuz var. Rüzgar doğduğunda Denizden tecrübemle Huggies ile başladım. Fakat pişik baş gösterip bir de Rüzgar'ın şiddetli çişine dayanamayanca tekrar Prima almak durumunda kaldık. Aldık almasına da koku aynı koku, ele alınca naylon bez imajı aynı imaj.

Kararsız kaldım açıkçası.

Huggies sert ama daha doğal ve kokusuz. Gerçi çok araştırdım ama içeriğini bulamadım. Ne üstünde ne de internette bulamadım. Sadece paketinde organik pamuk yazdığı için daha doğal diyorum.

Prima daha yumuşak vücuda daha iyi oturuyor. Ama kötü bir kokusu ve plastik bir yapısı var. İçeriğini üstüne yazmışlar hiç değilse :)

İkisi de pişik derdime deva olamadı. İkisi de özellikle sabah ıslak bir tulumla uyanmamızı etkilemedi.

Fiyat bezlerde çok değişken biz Migros indirimlerini takip edip bezleri indirimli almaya gayret ediyoruz.

Sonuçta sanki Prima daha esnek ama Huggies daha doğal nasıl diyim kağıt gibi ama değil. Ah bir içeriğini bulabilsem kesin karar vericem ama veremedim.

Bir yol gösteren yok mu?










16 Ocak 2013 Çarşamba

Hosgeldin 2013

Sonunda oldu 2012 de bitti! Sene başında 2012 için ne hayallerim vardı :) Bekle beni Amerika derken, artık nefes alıcam diye sevinirken bana bir haller oldu! Başta inanmak istemedim içimde bir ümit vardı :) Ne zaman ki Medistate 'de malum testi yaptırdım o zaman işte o zaman Rüzgar'ın aramıza katılacağını öğrendim.
Öğrendim öğrenmesine de hem psikolojik hem de bedensel olarak çok zor bir hamilelik geçirdim. Hayatım boyunca unutmayacağım şeyler yaşadım.

Sonrasında Deniz'i Haziran ayında kreşe yollamaya başladık. Üç hafta hergün okula bıraktım yaklaşık hergün o içeri girerken ben de o girdikten sonra ağladık...

Eylül ayını doğduğum ay olduğu için hep sevmişimdir :) Şimdi bir de minik bebişimin doğduğu ay olarak daha da yer yaptı kalbimde :) yine bir ay erken yine 8 ay 10 günlük bir bebek :) yeni dünyam o benim küçük pıtırvığım. Kucağıma aldığımda iyi ki olmuşsun iyi ki benimsin dediğim küçük en küçük aşkım...

Ve uykusuz geceler, kolik sancıları, Denizle yeterince ilgilenmiyorum kaygıları...

İşte 2012 böyle geçti...

Şimdi iki çocuklu, bol atraksiyonlu, aşk dolu, uykulu, huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir 2013 diliyorum...