28 Mart 2016 Pazartesi

Dedem Dedem DEDEM


Hayat çok acayip, insan başına gelmedikçe bir olayın ne kadar güzel ya da kötü olduğunu anlayamıyor. Empati zaten halk olarak en az yaptığımız şey eee haliyle mutluluğumuzu da hüznümüzü de beraber yaşayamıyoruz. Bazı şeyler ise hayatta tecrübe edilerek öğreniliyor yani yine çoğu konuda tecrübesizlik ile de empati kurma yeteneğimiz sekteye uğruyor. Ölümde böyle bir şey işte. İnsan kaybetmeden hep korkuyor,  başına gelene kadar da nasıl bir şey olduğunu anlayamıyor. 35 yaşıma kadar yaşamadığım hep "geçinden versin" dediğim olay sonunda ailemizin en yaşlısı ama en tatlısıyla bizi ve beni vurdu. Vurdu ölüm böyle birşey şokla, acıyla geliyor. Hiçbir kelime, cümle üstesinden gelemiyor. Zaman azaltır diyorlar ama azaltmıyor alıştırıyor sadece. İşin aslı alışılmıyor bile....


Aslında çocuklarımın gelişimi, benim hissettiklerim bir nevi anne-çocuk günlüğü olarak açtım bu siteyi. İlerinde beraber okur güler eğleniriz diye.  Hayatımda çocuklarımın doğumundaki büyük değişim kadar önemli, beni can evimden vuracak kadar hüzünlü, beni başka bir algı seviyesine çıkartacak kadar duygusal. Kalbim söylerken duracak gibi oluyor, içimden çığlıklar atıyorum. Nasıl söylenir bilemiyorum canım dedem birtanecik dedem benim.






Dedemi kaybettim. Tontiş, sevimli, güler yüzlü, pozitif, insancıl, sabırlı ve bir o kadar da şirin dedemi.  Bende emeği çok. Çok sevdi çok baktı, hayatımda onsuz geçirdiğim bir yazı hatırlamıyorum. 35 yaşımdayım ve her tatilimizi her yaz en az bir hafta beraber yaptık. Çoğunlukla Antalya'ya gitsekte, beraber gezmediğimiz kıyı kalmadı. Bazen çadır kurduk, bazen kampa gittik, bazen beraber otel işlettik, bazen de onun evinde en sevdiği yerde yanına ziyarete gittim. Dedem zeki bir adamdı zeki derken her yönüyle zekiydi, arabasını söker baştan monte ederdi ben küçükken. Evde tamirat ondan sorulurdu. Kitap, ansiklopedi her şeyi okurdu. Tarihi padişah adlarından, yaptıkları savaşlara, Avrupadan ,Araplara bilir ve severdi. Hayata bir bakışı, dünya görüşü vardı. Her yerde dile getirmekten çekinmezdi, çekinmezdi de karşıdaki anlayacak seviyede değilse uzatmazdı da...


Kimseyi üzdüğünü, kırdığını görmedim. Ağzından şimdiye kadar kötü bir söz çıktığını duymadım. Bana bir kez bağırmadı, kızmadı. Gözleri anlatırdı duygularını; bana hiç kızgın baktığını da hatırlamam. Sevgi dolu bakışları hep gözümün önünde ama ... Anneme, teyzelerime, kuzenlerime, bana, çocuklarıma hatta Remzi'ye hep sevgi dolu bakardı. Sevmek ne görseydiniz anlardınız bakışlarından. En çok anneanneme bakardı aşkla, sevgiyle. Hep gözünün içine baktı karısının. Eşitliği, sevgiyi, saygıyı daha güzel nasıl öğretebilir ki bir insan torunlarına...


Hepimizi dinlerdi. Yapılabilecek bir şeye hiç bir zaman hayır demezdi. Beraber içki de içtik, gezip tozduk da... Araba kullanmayı o öğreti bana... Evliliğe ilk adımımı atmama da yardım etti. Kız isteme rituelindeki güzel konuşmayı da dedem yaptı. Hep ne zaman kafamı çevirsem oradaydı yanımdaydı desteğimdi benim.


Güzel insandı vessalam...

Uyuyor gibime geliyor. Severdi uykuyu şekerlemeyi... Koltuğunu boş gördüğümde içerde uyuyor uyuyor UYUYOR diyorum kendi kendime... Alışamıyorum...

Ölümü ilk onla gördüm. Hiç değişmemişti tombiş tombiş uyuyordu, soğukta... Sarıldım öptüm, öptüm...



Hep yanımdaydı dedem benim... Başıma birşey gelse onun kolları hazırdı sarmalardı beni. Ne olursa olsun kızmaz kucaklardı beni...


Deniz'i ilk denize o soktu... O videoyu çok koymak isterim aslında ama başarır mıyım bilmiyorum gözlerindeki sevgiyi sizde görün diye...


Bu da Rüzgar'ın bir videosunda dedemin sevgisi yine gözlerinden okunuyor. Hepimize böyle bakardı, hani derler ya gözünün içine bakıyor. İşte dedem bizleri gözümüzün içine bakarak büyüttü.

                                           








Kocaman bir aileyiz biz ve o bizim hep kalbimizde..... Dedem çook ama çook seviyorum seni.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder